20 Ocak 2011 Perşembe

Güzel Fikirler: Build-A-Bear


Bu mağazaya gitmek için çocuk olmanıza gerek yok... Hatta çocuğunuzun olmasına da gerek yok.

Build-a-Bear... Sanırım pek çoğumuzun bir şekilde duyduğu bir konsept. Ayıların içini doldurup, onlara kıyafet giydirip, aksesuarlar ekliyorsunuz.

Fikrin esin kaynağı Teddy Bear. Buraya yazmak için Teddy Bear'ın hikayesini araştırdım. Hikaye, Teddy Roosevelt olarak da bilinen Başkan Theodore Roosevelt'in 1902 yılının Kasım ayında Mississippi'de avlanmaya çıkmasıyla başlıyor. Avlanma çok başarısız geçtiği için, o günün akşamında morali bozuk olan Başkan'ın önüne vurması için küçük bir ayı getiriyorlar. Başkan, ayının kendini savunma şansı olmamasından dolayı ona merhamet duyarak vurmayı reddediyor. O dönemde Washington Post gazetesinde çizen Clifford Berryman de bu hikayeyi karikatürize ediyor ve olay böylelikle hem halkın hem de oyuncak yapımcılarının ilgisini çekiyor.

Ardından 1903 yılında üretilen ilk Teddy Bear oyuncağı Roosevelt'e veriliyor. Torunu Kermit Roosevelt de  bu ayıyı müzeye bağışlamış ve  hâlen bu ilk Teddy Bear Ulusal Amerikan Tarih Müzesi'nde sergileniyor.

Build-A-Bear konsepti de bir Amerikan ikonu haline gelmiş Teddy Bear'a yeniden hayat verme isteğiyle ortaya çıkmış. Tüm dünyada yaklaşık 400 şubesi var. Amerika, Puerto Rico, Kanada ve İngiltere dışındaki ülkelere franchising veriyor. Türkiye'de henüz franchising alan olmamış.

Ayının yaratım süreci şöyle:


Raflarda kutuların içinde duran beğendiğiniz bir ayıyı seçiyorsunuz.


Gidip makinelerden içini dolduruyorsunuz. 


Yukarıdaki kalplerden birini -çocuğunuza dilek tutturarak- içine atıyorsunuz. (Çocukların dileklerini tahmin etmekte pek zorlanma olacağını sanmıyorum.)


Daha sonra beğendiğiniz bir kıyafeti ayıya giydiriyorsunuz.



Ve orada bulunan bilgisayarlara girip ayınıza kimlik çıkarıyorsunuz. Ayrıca içine istediğiniz müziği yükleme imkanı da var.










Kıyafetler ve aksesuarlar o kadar çeşitli ve o kadar çok ki...

Konsept her ne kadar güzel olsa da, insan yine de, dünyanın diğer köşesinde üstüne kıyafet alamayan insanların olduğunu bilirken en az 10 dolardan başlayan bu kıyafetleri ayıya alamıyor. Bende en azından böyle bir hissiyat oluştu.

Ancak, çocukların içinden hiç çıkamadığı başlıca mağazalardan biri olduğu kuşkusuz...

7 yorum:

kaminetto dedi ki...

Üçüncü gözümüz damla hanımcımmm. Sayenizde biz de turluyoruz. ne güzel...Sevgiler.Nalan_selman (beyfendi benim aşkım olur da ).

kaminetto dedi ki...

Damla hanımcıım, gezerken şöyle haso bir Meksika restoranına gitseniz de görüntüleri ve tarifleri gönderseniz biz yalancı Meksika restoranı müşterilerine...Sevgiyle kalın.

anne müdürü dedi ki...

10 sene önce de böyle bir yervardı diye hatırlıyorum. burasıydı belki de başka bir mağazaydı?
bu postu görünce sevindim. o zaman içini rahat rahat gezememiştim. görümüş oldum şimdi hepsini.

aslında dünyada daha kendi üstüne giysi seçemeyen çocuklar varken evet buralardan kendine oyuncak ayı yapan, yapabilen bebeler çok şanslı diye de düşünmeden edemiyor insan.
duyarlılığın için de ayrıca alkış

didem dedi ki...

Build a bear'i bizimkiler cok sever. Berk'in polis kiyafetli bir timsahi, Ece nin de pijamali bir kedisi var her gece beraber uyudugu...

Yasemin Ertürk dedi ki...

insanların para kazanma becerilerini görünce , hayran olmadan duramıyorum. Bunu nasıl da düşünmüşler diye kendi kendime soruyorum. ama son paragrafta söylediklerine de aynen katılıyorum.

DAMLA - Décalage Horaire dedi ki...

@kaminetto Tesekkurler. Daha once iki tane Meksika restorani yazdim aslinda. Ancak ortam karanlik oldugu icin fotograflari guzel cikmadi.

@anne muduru Tesekkurler. Anladigim kadariyla buna benzeyen cok cesitli konseptler var. Aralarinda en gelismisi bu gibi duruyor.

@Didem Cok cezbedici, almamak mumkun degil ki...

@Yasemin Aynen aynen ben de... Ben niye dusunemiyorum diyorum

Deli Anne dedi ki...

Moskova'da görmüştüm kocaman mağazasını.. dediğiniz gibi çocuk olmaya gerek yok.. herkese hitap edebiliyor.