Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2010 Salı

KUM HEYKELLERİ


Antalya'da 2006 yılından bu yana Kum Heykel Festivali düzenleniyor. Bu yılın teması mitoloji.

Festival, birkaç yıl önce kurulan Lara Beach adındaki bölgede 9. ve 10. plajlar arasında yerini almış. Gündüz güneş altında gezmektense, gece gezmek en ideali. Işıklandırma ve müzikler şahane.




100'e yakın mitoloji kahramanının konu olduğu kumdan heykeller için toplam 7.500 ton kum kullanılmış.10 ülkeden 30 heykeltraş çalışmalara katılmış.

Efsanelerin doğuş hikayelerini ve anlamlarını yorumlayarak bunları kumla şekillendiren sanatçılar bu yılın sürprizi olarak da yılın filmlerinden Avatar'ı oluşturmuşlar. Avatar için ise 250 ton kum kullanılmış.

Deniz  kızları, doğu mitolojilerindeki Zümrüd-ü Anka kuşu, Rus mitolojik ögelerinden biri olan Baba Yaga, Bozkurt Destanı, Yunan Mitolojisi'ndeki kanatlı at Pegasus, Japonların uğur ve şans getirdiklerine inandıkları Maneki Neko da kum heykelleri arasında yer alıyor.



Benim en çok beğendiğim -aşağıdaki fotoğrafta görülen- Leyla ile Mecnûn efsanesinin şekillendirildiği bölüm oldu. Bakış perspektifi, parmakların dokunuşu gayet gerçekçiydi.



Dünyadaki sayılı kum festivallerinden biri olan Antalya Kum Festivali hakettiği ilgiyi gerçekten görüyor mu emin değilim. Geçen sene 120 bin kişi ziyaret etmiş. Bu sene de Kasım ayına kadar açık kalacak.

Antalya tatiliniz sırasında mutlaka uğrayın derim...

Yer: Lara Beach, 9. 10 plajlar arası. Lara - Antalya

http://www.larasandland.com/tr/

29 Nisan 2010 Perşembe

ANTALYA TAVSİYELERİ


Yat Limanında Tekne Turu : Antalya’da yat limanına uğramak bir gelenektir. Bu geleneğe 40-45 dakika süren bir tekne turunun eklenmesi mutlaka tavsiye edilir. Teknede çalınan müzik tercihlerine maruz kalmamak için yanınızda iPod veya MP3 çalarınızın bulundurulması ayrıca önerilir. Kulağınızda sevdiğiniz parçalar eşliğinde deniz havası almak için… (Kişi başı 2.5 TL)


Suna – İnan Kıraç Müzesi : Antalya Kaleiçi’nde « korunması gerekli kültür varlığı » olarak iki binada yer alıyor. İnan Kıraç, harap durumda bulunan binaları 1993-1995 yılları arasında restore ettiriyor ve eşi Suna Kıraç’a armağan ediyor. Binalardan ilki Türk Evi’nin iki katlı tipik bir örneği. İçinde bulunan odalarda geleneksel Türk Halk Kültürü ögeleri konu alınıyor.

İkinci bina ise Aya Yorgi adına inşa edildiği bilinen bir Ortodoks Kilisesi. Restorasyonu yapılan binada Suna – İnan Kıraç koleksiyonuna ait eserler sergileniyor. Çanakkale Seramikleri, Kütahya Çinileri sergilenenler arasında. Müze Çarşamba günleri dışında her gün 09.00 – 18.00 arası açık. Hadrianus Kapısı’ndan girişte, Kocatepe Sokak içerisinde. (Giriş ücreti 5 TL)



Lara Beach: Plaj tercihi kum olanlar için! Lara’da eskiden devlete ait olan kampların yerine oluşturulmuş ve özel işletmeler tarafından kiralanmış plajlar topluluğu. İşletmeler, size özel çarşafları geniş yataklara sererek değişik bir konseptte, rahat bir güneşlenme ve dinlenme imkanı sunuyorlar. Konyaaltı’ndaki Beach Park’a kıyasla daha sessiz, sakin. Sıra, sıra numaralanmış plajlar var. Hızlı servisi ile beş numaralı Calypso plajı kişisel favori.



Kesik Minare: Meşhur Kesik Minare’nin önünden geçip, fotoğrafını çekmek de Antalya’ya giden bir gezgin ritüelidir. Kesik Minare’nin bulunduğu Korkut Camii’nin özelliği, antik dönemlerden Osmanlı dönemine kadar uzun bir geçmişin izlerini taşıması. Aslı bir Roma mabedi. 1846’da büyük bir yangın geçiriyor ve bu nedenle ibadete kapatılıyor. Minarenin külahsız kalışıyla birlikte de Kesik Minare olarak anılmaya başlanıyor. Hadrianus Kapısı’ndan girişte Hesapçı Sokakta.



Lavazza: Burası kahve ve dondurma molası vermek için… Mövenpick’in dondurması ve Lavazza marka kahve çeşitleri servis ediliyor. İç dekorasyonu ve ortamı Kaleiçi’ne yakışır nitelikte gayet otantik. Sokak üstündeki masa ve sandalyeler de gelip geçeni seyretmek için bir diğer seçenek.



Antikacılar Sokağı: Atatürk Anıtı’nın bulunduğu Cumhuriyet Caddesi üzerindeki dar sokaklardan biri. Aslında sokakta tamamen antikacılar yer almıyor; ancak yanyana dizilmiş çok sayıda antikacı burada. (Antika ve eski eşyalar dükkanları demek daha doğru.) Kişisel favori, sokağın sonunda yer alan ve Antikacılar Derneği’nin de irtibat bürosu olduğu yazan yer. Eski dönemde kullanılan el lambaları, duvar ve cep saatleri bakımından gayet zengin. Değerli taşlara ve bu taşlardan yapılan takı ve objelere ilgisi olanlar için de alternatifler geniş. İlgisi olanlara tavsiye edilir! (Cumhuriyet Cad., Elmalı Mah, 22. Sok.)



Kabak Tatlısı – Parlak: Bir başka Antalya klasiği ise tahinli, cevizli kabak tatlısı. Yemeden dönmek olmaz… İyi bir kabak tatlısının ilk sırrı kabağın cins ve kalitesinde yatıyor. Bu bakımdan Antalya’da yetişen kabaklar ünlü. İkinci lezzet sırrı da, bu tatlının ılık şekilde ve üzerinde tahinle servis edilmesi. Antalya usulü tahinli piyaz üstüne Antalya usulü tahinli kabak tatlısı dayanılmaz bir lezzet. Mutlaka deneyiniz. Şehir merkezinde, Kazım Özalp Caddesi girişinde yer alan “Parlak” bu işin ustalarından.


Antray: Antalya Raylı Tramvay Sistemi de faaliyete geçmiş durumda. Meydan’dan şehir merkezine; oradan Kepez’e kadar uzanıyor. Temiz, modern ve dakik. Taksi, dolmuş, araba ihtiyacını ciddi şekilde karşılıyor. Tek kusuru “bilet basma” konusunun henüz çözümlenememiş görünmesi.


Antalya şehir turu şimdilik bu kadar…


Şimdi, haftasonu için diğer planlara başlayalım!

9 Mart 2010 Salı

ANTALYA LEZZET NOTLARI




Bu notlar Blog Yazarı için özel bir öneme sahip. Çünkü Antalya doğduğu yer ve çocukluğunun şehri…

“Her şey dahil otel / tatil köyü” konseptiyle artık adı bir arada anılmaya başlanan Antalya hem merkezinde hem de yakın çevresinde sayısız tarihi, ilginç mekan ve lezzetler barındırıyor. Ama bu lezzetleri keşfedebilmeniz için öncelikle her şey dahil otelinizden çıkmanız gerekiyor.

Konyaaltı Plajı’nın yenilenmesini ve tümüyle çehresinin değişmesini sağlayan Beach Park Projesi Antalya’nın son altı-yedi yıldır en eğlenceli, en canlı-kanlı yüzü. İçinde kitabevinden, balıkçıya; şarap evinden, sanat evine; meyhaneden, dalış okuluna kadar her türlü hizmet ve aktivite imkanını sunuyor. Gündüzleri numaralanmış çok sayıda plajdan oluşan kompleks; akşamları restoran / bar / kafelerin olduğu bir komplekse dönüşüyor. 24 saat aktivite imkanı ve 24 saat de her çeşit yemek imkanı var.

Lara Beach ise yine aynı anlayışla Lara’da devlete ait kampların yerine oluşturulmuş, Beach Park benzeri plajlar topluluğu. Beach Park’tan ayrılan özelliği Lara’nın kum olan denizinde yüzme imkanı sunması. İşletmeler, size özel çarşafları geniş yataklara sererek daha rahat, daha farklı bir güneşlenme imkanı sunuyorlar. Beach Park’a kıyasla daha sessiz sakin ve de küçük. İşletmelerin yemek menüleri ise pek zengin değil.

Antalya’nın en köklü lezzet durağı ve en iyisi şüphesiz 7 Mehmet… Yıllarca bulunduğu yerinden Hillside Su Oteli’nin yanına taşınmış. 7 Mehmet adını, sahibinin alnındaki yara izinden alıyor. Sahibi Mehmet Bey’in alnındaki “V” şeklindeki yara izi Arapça’da 7 rakamını çağrıştırdığı için öncelikle Mehmet Bey’e bu lakabı ardından da restorana adını veriyor. 7 Mehmet, Türkiye’de herhalde en lezzetli kabak tatlısını yapan yer… Balıkları başta olmak üzere bütün yemekleri geçmişten bugüne kadar hiçbir zaman kalitesini bozmadı.

Antalya, yine Türkiye’nin en özel şiş köfte, piyaz ve ardından un helvası konseptine ev sahipliği yapıyor. Şiş köftenin özelliği keçi etinden yapılması ve buna kuyruk yağı eklenmesi. Piyazın özelliği ise tahinli olması. Tarifini ne kadar alırsanız alın, bu lezzetleri birebir yakalayabilmeniz mümkün değil. Esas merkezi Korkuteli ilçesinde olan Şişçi Ramazan bu lezzeti en kaliteli sunan yer. Şişçi Ramazan Antalya’da 100. yıl Bulvarı üzerinde yer alıyor. Korkuteli ilçesinde ise kime sorsanız hemen gösterir; öylesine meşhurdur. Elmalı ilçesindeki Şen Baba ise küçük işletmesi ama büyük ünüyle bu konsepti en kaliteli sunan lokanta.

Antalya’nın ilk restoranlarından olma özelliğine sahip Topçu da bu konseptin başarılı sunucularından. Kazım Özalp Caddesi’nde yer alan Topçu’nun arap kadayıfı tatlısı mutlaka denenmeli.

Kalekapısı’nda yer alan Parlak ise salaş bir lokanta olup, özellikle yaprak ciğeri çok başarıyla sunar.

Antalya Balık Evi balık restoranlarının içerisinde köklü adreslerden; China Garden Uzakdoğu Mutfağı’nın başarılı temsilcilerinden. Lara’daki Stella’s Cafe hem manzarası, hem çocuk oyun alanı hem de yemekleri bakımından gitmeye değer mekanlardan biri.

Blog Yazarının Notu: Antalya’ya bir kez olsun “her şey dahil” konseptini unutup, “Antalya”yı yaşamak için gidiniz. Kaleiçi’ndeki cumbalı, avlulu Osmanlı butik otellerinden birinde kalınız. Gündüz halk pazarındaki balıkçı çarşısında balık yiyiniz. Akşamüstü Kaleiçi’nde Gizli Bahçe’de bira-patates keyfi yapınız. Mutlaka Olimpos’u, Çıralı’yı görünüz. Dönüşte Yenigün Reçelleri’ne uğrayıp, badem ezmesinden ve Antalya’ya özgü olan karpuz kabuğu ve bergamot kabuğu reçellerinden alınız.